- DEVLET BAKANI FARUK ÇELİK:
- OSMANLIYI PARMAK HESABIYLA YARGILAMAYA ÇALIŞANLAR, BUGÜN YAŞIYORSANIZ, BUNU BU MEDENİYETE BORÇLUSUNUZ
- BU MEDENİYET, SADECE İNSANA DEĞİL, KURDA KUŞA DA SAHİP ÇIKMIŞTIR. YOK OLMAKLA YÜZ YÜZE KALANLARIN SIĞINDIĞI BİR MEDENİYET OLMUŞTUR. BALKANLARDA, ORTADOĞUDA KAFKASLARDA HERKES KENDİ DİLİNİ KONUŞUYORSA BUNU ECDADIMIZA BORÇLULAR
- BURSADA 2. BEYAZITIN İSTANBULDAKİ CAMİİNE GELİR GETİRMESİ İÇİN İNŞA EDİLEN 6 ASIRLIK KOZAHANIN İÇ KISMI BURSA ESNAF ODALARI BİRLİĞİ TARAFINDAN 20 YILLIK KULLANIM KARŞILIĞINDA 4 AYDA RESTORE EDİLECEK
Devlet Bakanı Faruk Çelik, sözde Ermeni soykırımını savunanlara tepki göstererek, Bizim medeniyetimiz, yok eden değil, yok olmakla yüz yüze kalanların sığındığı bir medeniyettir. Sözde bugün Osmanlı medeniyetini parmak farkı ile yargılamaya çalışanlar, bugün yaşıyorsanız, bunu bu medeniyete borçlusunuz. Balkanlar, Kafkasya, Ortadoğuda farklı diller konuşuluyorsa, bu, ecdadımızın insan haklarına gösterdiği hassasiyettendir dedi.
Bursada Vakıflar Bölge Müdürlüğü e ait iç Kozahanın 20 yıllık kullanım hakkı karşılığında Bursa Esnaf Odaları Birliği tarafından restore edilmesine başlandı. Duvara ilk tuğlayı koyarak restorasyonu başlatan Bakan Çelik, Osmanlı medeniyeti ile gurur duyduklarını söyleyerek, Bizim ecdadımız sadece insana sahip çıkmamıştır, dağda aç kalan kurdu, yaptığı eserlerde kuşları da düşünmüştür. Sözde bu medeniyeti bugün yargılamaya çalışanlar, parmak hesapları ile bu şanlı tarihi karalamaya çalışıyorlar. Buna güçlerinin yeteceğini hiç kimse düşünmesin. Geriye dönerlerse utanacak olan onlardır diye konuştu.
Böyle bir ecdadın torunları olarak bu eserlerin ilanihaye yaşaması için üzerlerine düşeni yaptıklarını anlatan Çelik, 8 yıllık çalışmamızın altında yatan ana konulardan birisi, tarihe ve eserlere sahip çıkılmasıdır. Binlerce eser Türkiye in dört bir tarafında ve Osmanlı ın geçmişte hüküm sürdüğü 22 milyon kilometrekarelik büyük bir coğrafyada restore ediliyor. Bunun için Vakıfları mazeret üreten değil, bu eserleri onaran, iş üreten bir kurum haline getirdik. İkinci olarak, alınan emlak vergilerinden pay aktararak yerel yönetimleri bu restorasyon çalışmalarında hareketlendirdik. Bursadaki belediyelerimiz, eski eserlerimizin tamirinde Türkiyeye örnek olacak çalışmalar sergilediler. Başkanlarımıza buradan teşekkür ediyorum. Kültür Turizm Bakanlığımız da kendi uhdesindeki eski eserlerimizi ihya ediyor. Bir de benim başında bulunduğu TİKA kuruluşu da yurt dışında kalan ecdat yadigarlarını bugün ayağa kaldırıyor. Balkanlar, Ortadoğu ve Kafkaslarda TİKA ın tamir ettirdiği onlarca eser bulunuyor. Bosnada tarihi köprünün açılışında 10 bin kişi toplandı. Orada tarihi bir atmosferde mehter takımının yürüyüşü ve bölge halkının sevgisi hayatımda unutamayacağım bir tablodur. Dünya medeniyet mirasına bırakılan eserleri ayakta tutmak için var gücümüzle çalışacağız diye konuştu.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe de, şehrin ziynetlerinden birisi olan Kozahanın restorasyonundan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, Bugün bu önemli eserlerin restorasyonuna sponsorlar büyük katkı sağlıyorlarlar. Yeter ki projelerini hazırlayıp çalışmalara start verilsin. Osmanlıya ilk başkentlik yapan Bursada tarihi eserlerin restorasyonunda çok hızlı bir çalışma sergileniyor. Bugün İpekhan, Emirhan, Kütahya Handa çalışmalar sürüyor. Nalıncılar Çarşısı, Davutpaşa Hanı, Kayhan Hamamı, Reyhan Hamamı restorasyonları da başlıyor. Bursada 2 ana tarihi bölge bulunuyor. Birincisi hisar içi, ikincisi tarihi hanlar bölgesidir. Bursa, sanayii, kaplıcası, dağı ve birçok özelliği ile öne çıkıyor. Ancak biz bundan sonra tarihi özellikleri ile öne çıkmasını istiyoruz dedi.
Başkan Altepe, iç Kozahanın restorasyonunu 24 saat fasılasız çalışarak yürüten Usra İnşaat çalışanlarına teşekkür etti.
Vakıflar Bursa Bölge Müdürü Mürsel Sarı da, Kozahanın 15. asırda 2. Beyazıt Han tarafından İstanbuldaki vakıflarına gelir olması için inşa edildiğine dikkat çekerek, Osmanlı, sadece cami, medrese, kışla inşa etmemiştir. İnsanların yaşaması için gerekli olan ticari unsurları da, çarşı, bedesten, kervansaray olarak imar etti. Bu mekanlarda insanlar asırlar boyunca ipek yolu, baharat yolu gibi güzergahlarda hareket ederek ticari hayatlarını sürdürdüler. Osmanlılar kuruluş döneminde önce Bursa ve Edirne, daha sonra da gelişerek İstanbul ve bütün ülke geneline hizmetlerini yaydılar. Bu dönemde hanlara bedesten denilmiştir. Bu hanlar aynı zamanda mola yeri olarak kullanıldı. İç Kozahanın onarımı tamamlanınca içerisinde yer alacak tarihi lokantasıyla, dükkanlarıyla Bursamıza ve ülkemiz turizmine hizmet etmeye devam edecektir dedi.
Restorasyonu üstlenen Bursa Esnaf Odaları Birliği Başkanı Arif Tak, esnafın böyle hayırlı bir hizmette bulunmasınından gurur duyduklarını belirterek, Bu tarihi mekanı yeniden ecdadımızı yad ederek kullanacak kalitede restore ettiriyoruz. Bu iş yerlerini 4 ay gibi kısa bir sürede hizmete sokacağız. Bu dükkanlarda esnafımız Bursa turizmine hizmet edecektir dedi.
Orhan Camii in alt tarafında bulunan 2 bin metrekare üzerine kurulu iç Kozahan ana Kozahanın ahır kısmı olarak kullanılıyordu. Bu alanda bin metrekarelik kapalı mekanda 200 kişilik büyük bir restoranın haricinde 17 hediyelik eşya dükkanı yer alacak
Bursa Büyükşehir Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü